19 Ekim 2026, Pazartesi --:--
USD 49,45 ▲0,05% EUR 55,58 ▲0,31% GBP 65,83 ▲0,57% BIST 11.722 ▼2,89% USD 49,45 ▲0,05% EUR 55,58 ▲0,31% GBP 65,83 ▲0,57% BIST 11.722 ▼2,89%
Künye
Pazartesi 19 Ekim 2026
İstanbul 16°
Bodrum ve Ege'nin Güvenilir Dijital Haber Kaynağı
Gündem

Deniz parkı gerilimi Rodos’a sıçradı: ‘Fok sevgisi’ göndermesi ve Miçotakis’in sözleri

rodoshaber1.png
Güncellendi: 19 Ağustos 2026, 19:07

Türkiye’nin Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege’de iki yeni Deniz Milli Parkı ilan etmesinin ardından başlayan Ankara-Atina tartışması karşı kıyıda sertleşiyor.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’nin kararına itiraz etmesinin ardından konu bu kez Rodos basınının gündemine taşındı. Rodos merkezli Dimokratiki gazetesi, 19 Ağustos’ta yayımladığı yorumunda oldukça ironik bir başlık kullandı:

“Türkiye, Rodos ile Meis arasında fok sevgisini birden keşfetti.”

Gazetenin yorumunda Türkiye’nin deniz milli parklarını çevre ve biyolojik çeşitliliğin korunmasından çok Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları tartışmasının bir parçası olarak kullandığı öne sürüldü.

Gazete başlık altında şu ifadelere yer verdi:


"

... Görünüşe göre bölgedeki yunuslar yıllardır çaresizlik içinde yaşıyorlardı ve onları sadece Mavi Vatan kurtarabilirdi. Kararnamelere eşlik eden haritalarda Yunan adalarının 6 deniz mili çizgisi bile gösterilmemesi muhtemelen matbaanın mürekkebinin bitmesinden kaynaklanan bir detay.

Atina, eylemin yasa dışı olduğunu ve herhangi bir hukuki etki yaratmadığını belirterek, İyon ve Kiklad Adaları'ndaki kendi deniz parklarının, komşusunun restoran menüsü gibi seçici bir şekilde okuduğu Deniz Hukuku'nda belirtildiği gibi, yalnızca kendi karasuları içinde yer aldığını hatırlattı. Ayrıca sonbaharda Mavi Vatan yasası yürürlüğe girecek, bu nedenle çevre dizisi ikinci sezonuyla geri dönecek.

Biyoçeşitliliğin korunması için donanmanın devreye girmesi gerektiğinde, muhtemelen ekolojiden değil, yeşil bir ambalajla sunulan jeopolitikten bahsediyoruz demektir.

Dimokratiki, Türkiye’nin ilan ettiği alanlardan birinin Rodos ile Meis arasındaki bölgeyle ilişkisine dikkat çekerek Ankara’nın kararını Yunanistan’ın bölgedeki tezlerine karşı jeopolitik bir hamle olarak değerlendirdi. Bunlar gazetenin yorum ve iddialarını yansıtıyor.

Miçotakis: “Kimseden izin istemedim”

Tartışmanın dikkat çeken bir başka boyutunu ise Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Türkiye’nin son kararından önce deniz parkları hakkında yaptığı açıklamalar oluşturuyor.

Miçotakis, 24 Temmuz 2026’da OPEN TV’ye verdiği röportajda, Yunanistan’ın kendi deniz parklarına ilişkin politikasını savunurken şu ifadeleri kullanmıştı:

“Yunan karasuları içinde deniz parkları oluşturmak için kimseden izin istemedim.”

Miçotakis aynı konuşmada Yunanistan’ın deniz mekânsal planlamasını yaparken de başka bir ülkeden izin istemediğini söylemişti.

Bu açıklama, Türkiye’nin Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege kararından yaklaşık üç hafta önce yapılmıştı.

“Egemen haklar değil, egemenlik”

Miçotakis’in deniz parklarına ilişkin daha önce yaptığı bir başka açıklama ise tartışmanın Atina açısından neden yalnızca çevre korumasından ibaret görülmediğini ortaya koyuyor.

Yunanistan Başbakanı, 11 Haziran 2026’da ANT1 televizyonuna verdiği röportajda deniz parklarından söz ederken:

“Esasen egemenlik kullanıyoruz; egemen haklar değil, egemenlik kullanıyoruz.”

ifadelerini kullanmıştı.

Miçotakis, bunun Yunanistan’ın korunmasını gerekli gördüğü adaların çevresindeki deniz alanlarını kapsadığını belirtmişti. Aynı röportajda Yunanistan’ın artık bazı başlıklarda gündemi belirlediğini, Türkiye’nin ise buna tepki verdiğini savunmuştu.

Miçotakis’in her iki açıklaması da Türkiye’nin 16 Ağustos’ta yürürlüğe giren son Deniz Milli Parkı kararından önce yapılmış olması nedeniyle, Ankara’nın son adımına verilmiş doğrudan bir yanıt niteliği taşımıyor. Ancak Yunanistan’ın deniz parklarına hangi siyasi ve hukuki çerçeveden baktığını göstermesi bakımından tartışmanın önemli bir parçasını oluşturuyor.

Yunanistan Dışişleri: “Hukuki sonuç doğurmaz”

Türkiye’nin kararının ardından resmî tepki ise Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’ndan geldi.

Bakanlık, 16 Ağustos tarihli açıklamasında Türkiye tarafından Kuzeydoğu Ege ve Doğu Akdeniz’de ilan edilen iki milli parkın Türk karasularının ötesine uzandığını savundu.

Atina, açık deniz alanlarında bir devletin tek taraflı biçimde milli deniz koruma alanı oluşturamayacağını öne sürerken, parkların Yunanistan’ın kıta sahanlığı olarak değerlendirdiği alanlara da uzandığını iddia etti.

Yunanistan Dışişleri ayrıca Türkiye’nin kararının uluslararası hukuktan doğan hakları değiştiremeyeceğini ve fiilî durum oluşturamayacağını savundu.

Bu değerlendirmeler Yunanistan’ın resmî hukuki tezini yansıtıyor.

Türkiye: 2,34 milyon hektar deniz alanı koruma altında

Türkiye ise kararın temel gerekçesini denizel biyolojik çeşitliliğin korunması olarak açıklıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne göre 2 milyon 170 bin 603 hektarlık Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı ile 174 bin 214 hektarlık Kuzey Ege Deniz Milli Parkı, 16 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla koruma statüsüne kavuştu.

İki parkla birlikte yaklaşık 2,34 milyon hektarlık deniz alanı koruma kapsamına alındı. Türkiye, Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege’yi ülkenin ilk deniz milli parkları olarak tanımlıyor.

Bakanlık, alanlarda denizel biyolojik çeşitliliğin envanterinin çıkarılması, türlerin ve habitatların korunması, izlenmesi ve sürdürülebilir kullanıma yönelik çalışmalar yürütüleceğini belirtiyor.

Çevre korumasından Ege tartışmasına

Türkiye’nin çevre ve biyolojik çeşitliliğin korunması gerekçesiyle attığını açıkladığı adım, böylece kısa sürede Türk-Yunan deniz yetki alanları tartışmasının yeni başlıklarından birine dönüştü.

Ankara yaklaşık 2,34 milyon hektarlık deniz alanının korunmasına vurgu yaparken Atina, parkların sınırlarının uluslararası hukuk ve deniz yetki alanları açısından sorunlu olduğunu savunuyor.

Rodos basını ise diplomatik ve hukuki tartışmayı çok daha ironik bir noktadan gündemine taşıdı:

“Türkiye, Rodos ile Meis arasında fok sevgisini birden keşfetti.”

Miçotakis’in henüz Türkiye’nin 16 Ağustos tarihli kararına ilişkin doğrudan yeni bir açıklaması bulunmasa da, daha önce kullandığı “Kimseden izin istemedik” ve “Egemenlik kullanıyoruz” sözleri, karşılıklı deniz parkı hamlelerinin yalnızca çevre politikası çerçevesinde değerlendirilmeyeceğini açık biçimde ortaya koyuyor.

HM
Haber Merkezi
Halikarnas Haber

Bodrum ve Ege'nin güncel gündemini bağımsız ve tarafsız biçimde okuyucuya ulaştıran haber merkezi. Doğru, hızlı ve ilkeli habercilik anlayışıyla yayında.

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış.

Gündem Ekonomi Spor Sağlık Turizm Magazin Yaşam Yazarlar Video Galeri