Muğlaspor’da kadın gazetecilere cinsiyetçi sözler
Muğlaspor’un Akyaka’da düzenlediği basın buluşması, futbol konuşulması beklenirken kadın gazetecilere yönelik cinsiyetçi ifadeler nedeniyle tartışmanın merkezine oturdu.
Teknik Direktör Yalçın Koşukavak, futbolcular, aileleri, teknik heyet ve basın mensuplarının katıldığı organizasyonda salondaki kadın gazetecilerin sayısına dikkat çekti.
Kamuoyuna yansıyan görüntülerde Koşukavak’ın kadın gazetecilere dönerek,
“Bilsem kısırımı da altınımı da alırdım, gün yapardık. Sizde şimdi soru da yoktur.”
ifadelerini kullandığı görülüyor.
Sözlerin yalnızca “kısır” ve “altın günü” benzetmesinden ibaret olmaması, tartışmayı daha da büyüttü.
Çünkü “sizde şimdi soru da yoktur” ifadesi, toplantıya gazetecilik yapmak için katılan kadınların mesleki yeterliliğini cinsiyetleri üzerinden sorgulayan bir anlam taşıdı.
Kulüp: “Espri amacı taşıyordu”
Tepkilerin ardından Muğlaspor Kulübü yazılı açıklama yaptı.
Kulüp, Koşukavak’ın kadın gazetecilerin Muğla basınındaki güçlü temsilini olumlu karşıladığını ve daha önce görev yaptığı kentlerde bu kadar fazla kadın gazeteciyi bir arada görmediğini söylediğini belirtti.
Açıklamada, tartışmaya neden olan sözlerin konuşmanın bütününden koparıldığı savunuldu.
Muğlaspor, ifadenin “samimi ortamda, espri amacıyla” söylendiğini ve teknik direktöre sözlerinin maksadının dışında bir anlam yüklendiğini ileri sürdü.

Kulübün açıklamasında dikkat çeken bir başka ifade ise sözlerin “kayıt dışı” olduğu yönündeki savunmaydı.
Bir basın buluşması ne zaman “kayıt dışı” olur?
Tam da burada gazetecilik açısından önemli bir sorun ortaya çıkıyor.
Bir futbol kulübünün teknik direktörü, kulübün düzenlediği organizasyonda mesleki kimlikleriyle davet edilen gazetecilerin karşısında konuşuyorsa, söylenen sözlerin sonradan yalnızca “samimi ortam” veya “kayıt dışı espri”olarak tanımlanması tartışmayı ortadan kaldırmıyor.
“Kayıt dışı” gazetecilikte tarafların önceden üzerinde anlaştığı belirli koşulları ifade eder.
Bir basın mensubunun mesleki kimliğiyle bulunduğu toplantıda kadın gazetecilerin sayısının, yemeklerinin veya “altın gününün” espri konusu yapılması ise başka bir meseledir.
Üstelik tartışmanın merkezinde yalnız “kısır” sözü bulunmuyor.
“Sizde şimdi soru da yoktur” cümlesi, kadın gazetecilerin soru sorma, futbol bilgisi ve mesleki yetkinliğini cinsiyetleriyle ilişkilendiren bir genelleme içeriyor.
Sözlerin “espri” amacıyla söylendiği savunması, kullanılan dilin yarattığı mesleki ve toplumsal etkiyi ortadan kaldırmıyor.
Kadın örgütleri ve Muğla Barosu: “Bu bir şaka veya gaf değil”
Menteşe Kadın Platformu ile Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu ortak açıklamayla Koşukavak’a tepki gösterdi.
Açıklamada sözler “cinsiyetçi ve küçümseyici” olarak nitelendirildi.
İki kurum, kadın gazetecilerin mesleki varlığının “altın günü” benzetmesi üzerinden değersizleştirildiğini belirterek bunun sıradan bir dil sürçmesi olarak görülemeyeceğini vurguladı.
Ortak açıklamada özetle, kadınların spor alanında ve basın toplantılarında “misafir” veya “istisna” olmadığı, mesleğin asli unsurları olduğu ifade edildi.
Koşukavak’ın kadın gazetecilerden ve kamuoyundan özür dilemesi, Muğlaspor yönetiminin de kurumsal sorumluluk alması istendi.

Bodrum Gazeteciler Cemiyeti: “Cinsiyetçiliğin esprisi olmaz”
Tepkiler gece saatlerinde Bodrum’a da ulaştı.
Bodrum Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Eren Ayhan, yaptığı açıklamada hem Koşukavak’ın sözlerini hem de sonrasında Muğlaspor yönetiminin yaptığı savunmayı eleştirdi.
Ayhan, asıl sorunun yalnızca “kısır ve altın” ifadeleri olmadığını belirterek özellikle “Sizde şimdi soru da yoktur”cümlesine dikkat çekti.
Bodrum Gazeteciler Cemiyeti’ne göre bu ifade kadın gazetecilerin mesleki donanımını ve spor alanındaki yetkinliğini doğrudan cinsiyet üzerinden sorguluyor.
Cemiyet açıklamasında basın toplantılarındaki kadın ve erkek gazeteci sayısının bir “istatistik” veya espri malzemesi yapılamayacağı belirtilerek gazetecinin cinsiyetinin değil, yaptığı işin ve sorduğu sorunun esas olduğu vurgulandı.
Cemiyetin yaklaşımı tek cümlede özetlendi:
“Cinsiyetçiliğin esprisi olmaz.”
Kadın gazeteci futbolun “misafiri” değil
Tartışmanın merkezindeki mesele, bir teknik direktörün kötü seçilmiş birkaç kelimesinden daha geniş.
Türkiye’de kadın gazeteciler yıllardır futbol sahalarında, statlarda, basın tribünlerinde ve basın toplantılarında mesleklerini sürdürüyor.
Bir kadın gazetecinin futbol toplantısındaki varlığının şaşırtıcı bulunması; ardından bu varlığın “kısır”, “altın günü” ve “soru soramama” üzerinden tarif edilmesi, kadınları spor gazeteciliğinin doğal bir parçası değilmiş gibi gösteren eski bir kalıbı yeniden üretiyor.
Gazetecilikte eleştiri, muhatabın niyetini okumak üzerinden değil söylenen söz ve yarattığı sonuç üzerinden yapılır.
Koşukavak sözlerini şaka amacıyla söylemiş olabilir.
Muğlaspor da teknik direktörünün kadın gazetecileri küçümsemek gibi bir niyeti bulunmadığını savunabilir.
Ancak söylenen sözler kayıtta.
Ve sözlerin kadın gazetecilerin mesleki kimliği üzerindeki anlamı da ortada.
Bir gazetecinin bilgisi, yeterliliği veya sorusu cinsiyeti üzerinden değerlendirilemez. Kadınların futbolun içinde bulunması olağanüstü bir durum olmadığı gibi, bunun bir “altın günü” esprisine dönüştürülmesi de normalleştirilecek bir mesleki iletişim biçimi değildir.
Muğlaspor, Muğla’nın önemli spor değerlerinden biri.
Tam da bu nedenle kulübün büyüklüğü yalnız sahadaki sonuçlarla değil, temsil ettiği kurumsal dil ve değerlerle de ölçülüyor.
Bu tartışmanın kapanması için beklenen ise savunmanın ötesinde, kadın gazetecilerin neden tepki gösterdiğini anlayan açık ve doğrudan bir özür.



Yorumlar (0)
Bu haber için henüz yorum yapılmamış.