19 Ekim 2026, Pazartesi --:--
USD 49,56 ▲0,21% EUR 55,45 ▼0,24% GBP 65,95 ▲0,18% BIST 11.722 ▼2,89% USD 49,56 ▲0,21% EUR 55,45 ▼0,24% GBP 65,95 ▲0,18% BIST 11.722 ▼2,89%
Künye
Pazartesi 19 Ekim 2026
Bodrum 22° · İstanbul 18°
Bodrum ve Ege'nin Güvenilir Dijital Haber Kaynağı
Yaşam

Latmos’ta yeni tür keşfedildi: Bilim dünyasına girdi, nesli tehlikede

Saxifraga-alpsengulii.jpg

Binlerce yıllık kaya resimleri, sıra dışı granit oluşumları ve doğal yaşamıyla Muğla ile Aydın’ın ortak miraslarından biri olan Latmos Dağları, bilim dünyasına yeni bir endemik bitki türü kazandırdı.

Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi ve Herbaryum Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım ile doktora öğrencisi Aşkın Öykü Çimen tarafından bilimsel olarak tanımlanan yeni türe Saxifraga alpsengulii adı verildi.

Tür için Türkçe olarak ise yetiştiği coğrafyaya atfen “Latmos taşkıranı” adı önerildi.

Yeni türü tanımlayan bilimsel makale, uluslararası hakemli botanik dergisi Phytotaxa’nın 11 Ağustos 2026 tarihli sayısında, 138-150’nci sayfalar arasında yayımlandı.

Fotoğraf: medyaege.com.tr

İlk kez 2023’te bir kaya oyuğunda fark edildi

Keşfin hikâyesi üç yıl öncesine uzanıyor.

Hekim ve amatör botanikçi Dr. Türker Şengül, 2023 yılında Latmos’ta yaptığı bir doğa gezisi sırasında gölgeli granit kaya oyuklarında daha önce görmediği küçük bir bitki fark etti.

Şengül, bitkinin fotoğraflarını çekerek Prof. Dr. Hasan Yıldırım ile paylaştı.

Fotoğrafları inceleyen Yıldırım, bitkinin Türkiye’de bilinen taşkıran türlerinden farklı olabileceğini değerlendirdi.

Ardından araştırma ekibi bölgeye giderek arazi çalışmaları gerçekleştirdi. 2025 yılında toplanan örneklerin yakın akraba türlerle karşılaştırılması ve taksonomik incelemeler sonucunda bitkinin bilim dünyası için daha önce tanımlanmamış ayrı bir tür olduğu belirlendi.

Adını Alp Şengül’den aldı

Yeni türün bilimsel adı da keşif hikâyesinden geliyor.

Saxifraga alpsengulii adı, bitkiyi ilk fark eden Dr. Türker Şengül’ün oğlu Alp Şengül’e ithafen verildi.

Bilimsel çalışmayı Prof. Dr. Hasan Yıldırım ile Aşkın Öykü Çimen hazırlarken, türün bilimsel çizimleri bitki ressamı Hazelnas Varol tarafından gerçekleştirildi.

Yalnızca Latmos’ta biliniyor

Yeni keşfi önemli kılan özelliklerden biri, bitkinin şu ana kadar dünyada yalnızca Latmos Dağları’nda tespit edilmiş olması.

Phytotaxa’da yayımlanan bilimsel çalışmaya göre Latmos taşkıranı, yaklaşık 600 ila 750 metre rakımda;

gölgeli granit kaya çatlaklarında, küçük mağara benzeri oyuklarda ve nemli kayalık yüzeylerde yetişiyor.

Türün yaşam alanının son derece sınırlı olması, Latmos’taki mikrohabitatların biyolojik çeşitlilik açısından taşıdığı önemi de ortaya koyuyor.

Çiçekleri beyazdan altın sarısına değişiyor

Latmos taşkıranının dikkat çekici özelliklerinden biri çiçeklerinin farklı renklerde görülebilmesi.

Araştırmacıların açıklamasına göre türün çiçekleri beyazdan parlak altın sarısına kadar değişebiliyor. Taç yapraklarının alt yüzlerinde ise pembe ve lila tonları görülebiliyor.

Bilimsel makalede de türün popülasyon içerisinde belirgin bir çiçek rengi çeşitliliği gösterdiği belirtiliyor.

Araştırmacılar, Latmos taşkıranını yakın akrabalarından ayıran çiçek, taç yaprağı ve çanak yaprağı özelliklerini ayrıntılı biçimde tanımladı.

Türkiye’deki taşkıran sayısı 25’e çıktı

Saxifraga, Türkçede kullanılan adıyla taşkıran, dünya genelinde yaklaşık 490 türü bulunan geniş bir bitki cinsi.

Yeni keşifle birlikte Türkiye’de bilinen Saxifraga taksonlarının sayısının 25’e yükseldiği, bunlardan 5’inin Türkiye’ye endemik olduğu bildirildi.

Latmos taşkıranı ise bunların arasında çok daha hassas bir konumda bulunuyor:

Şu ana kadar yalnızca Latmos’ta biliniyor.

Bilim dünyasına girer girmez “Kritik Tehlikede”

Keşfin sevindirici tarafının yanında ciddi bir uyarı da var.

Hasan Yıldırım ve Aşkın Öykü Çimen tarafından hazırlanan bilimsel çalışmada, Saxifraga alpsengulii’nin son derece kısıtlı yayılışı ve yaşam alanındaki devam eden tehditler nedeniyle IUCN kriterleri esas alınarak “Kritik Tehlikede – CR” kategorisinde değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Bu ifade, türün bugün IUCN Kırmızı Listesi’nde ayrıca yayımlanmış resmî bir kaydı bulunduğu anlamına gelmiyor; bilim insanlarının çalışmada IUCN kriterlerine göre yaptığı koruma değerlendirmesini ifade ediyor.

Prof. Dr. Yıldırım’dan madencilik uyarısı

Prof. Dr. Hasan Yıldırım, keşfin ardından yaptığı değerlendirmede Latmos’un yalnız arkeolojik ve kültürel değerleriyle değil, henüz bütünüyle ortaya çıkarılmamış biyolojik çeşitliliğiyle de korunması gerektiğine dikkat çekti.

Yıldırım, bölgede yeni türlerin keşfedilmeye devam etmesinin Latmos’un biyolojik zenginliğinin halen tam anlamıyla bilinmediğini gösterdiğini belirtti.

Ancak aynı coğrafyada uzun yıllardır devam eden madencilik faaliyetlerinin doğal ve kültürel miras üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu vurguladı.

Latmos taşkıranı gibi yalnızca birkaç özel yaşam alanına bağımlı türler açısından kaya habitatının bozulması, popülasyonların tamamının kaybedilmesi riskini beraberinde getiriyor.

Latmos iki yıl önce de yeni bir türle gündeme gelmişti

Latmos’un bilim dünyasına kazandırdığı yeni bitki türü yalnızca Latmos taşkıranı değil.

2024 yılında yine Beşparmak Dağları’nda keşfedilen Corydalis varolaydinii, önerilen Türkçe adıyla “Latmos kazgagası”, bilim dünyasına yeni bir tür olarak tanıtılmıştı.

O tür de yalnızca Latmos bölgesinde bilinen endemik bitkiler arasında yer alıyor.

Kısa aralıklarla aynı coğrafyadan bilim dünyası için yeni bitki türlerinin tanımlanması, Latmos’un henüz tam olarak ortaya çıkarılmamış biyolojik çeşitliliğine ilişkin önemli bir gösterge oluşturuyor.

Bir tarafta keşif, diğer tarafta yok olma riski

Latmos taşkıranının hikâyesindeki çelişki dikkat çekici.

Bilim insanları bir türün varlığını ancak 2026 yılında bilimsel olarak tanımlayabildi.

Aynı bilimsel çalışma ise daha ilk yayında bu türün geleceğinin tehlike altında olduğunu söylüyor.

Latmos’un granit kaya oyuklarında binlerce yıldır varlığını sürdürmüş olabilecek bir bitkinin bilim dünyası tarafından henüz yeni tanınırken “Kritik Tehlikede” değerlendirilmesi, bölgedeki doğal alanların korunmasının yalnız bugünkü peyzajı değil, henüz varlığından bile haberdar olmadığımız canlı türlerini de ilgilendirdiğini ortaya koyuyor.

Latmos’ta keşfedilecek daha kaç tür olduğu bilinmiyor.

Ancak yeni keşif şunu bir kez daha gösteriyor:

Bir doğal alan yok edildiğinde, bazen neyi kaybettiğimizi öğrenme fırsatımız bile olmayabilir.

Kaynaklar

Phytotaxa – Bilimsel makale / 11 Ağustos 2026
Prof. Dr. Hasan Yıldırım ve Aşkın Öykü Çimen tarafından hazırlanan, Saxifraga alpsengulii’nin bilimsel olarak ilk kez tanımlandığı hakemli çalışma. DOI: 10.11646/phytotaxa.769.2.3.

Anadolu Ajansı Yeşilhat – 19 Ağustos 2026
Prof. Dr. Hasan Yıldırım’ın keşif süreci, türün özellikleri, Türkçe ad önerisi ve Latmos’taki madencilik tehdidine ilişkin açıklamaları.

Anadolu Ajansı – 26 Ağustos 2024
Latmos’ta daha önce keşfedilen Corydalis varolaydinii / Latmos kazgagası türüne ilişkin bilimsel keşif haberi.

HM
Haber Merkezi
Halikarnas Haber

Bodrum ve Ege'nin güncel gündemini bağımsız ve tarafsız biçimde okuyucuya ulaştıran haber merkezi. Doğru, hızlı ve ilkeli habercilik anlayışıyla yayında.

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış.

Gündem Ekonomi Spor Sağlık Turizm Magazin Yaşam Yazarlar Video Galeri