25 Eylül 2026, Cuma --:--
USD 48,88 ▲0,05% EUR 55,68 ▲0,25% GBP 64,73 ▲0,18% BIST 12.888 ▼2,74% USD 48,88 ▲0,05% EUR 55,68 ▲0,25% GBP 64,73 ▲0,18% BIST 12.888 ▼2,74%
Künye
Cuma 25 Eylül 2026
Bodrum 27° · İstanbul 23°
Bodrum ve Ege'nin Güvenilir Dijital Haber Kaynağı
Sağlık

Yunanistan’a gidecekler dikkat: Batı Nil virüsünde rekor, 324 vaka, 30 ölüm

6bf84c37-7e93-475e-9b1f-b9354b5a1c7d.png

ATİNA — Yunanistan’da sivrisineklerle bulaşan Batı Nil virüsü, 2026 sezonunda ülkede bugüne kadar kaydedilen en yüksek yıllık vaka sayısına ulaştı. Virüs yedi idari bölgede, 73 belediyede görülürken son bir haftada 6 kişi daha hayatını kaybetti.

Yunanistan Ulusal Halk Sağlığı Örgütü’nün (EODY) 9 Eylül 2026 tarihli haftalık epidemiyolojik raporuna göre, yıl içerisinde ülkede 324 yerel kaynaklı Batı Nil virüsü vakası laboratuvar testleriyle tespit edilerek kayıtlara geçti.

Vakaların 217’sinde merkezi sinir sistemi tutulumu görüldü. Bu grupta ensefalit, menenjit ve akut gevşek felç gibi ciddi nörolojik tablolar bulunuyor. 107 vaka ise daha hafif seyretti veya merkezi sinir sistemi tutulumu göstermedi.

Bir haftada 34 yeni vaka, 6 yeni ölüm

EODY verileri, salgının hız kesmediğini gösteriyor.

Yalnızca son bir haftada 34 yeni yerel vaka kaydedildi. Aynı dönemde ölüm sayısı da bir önceki haftalık rapordaki 24’ten 30’a yükseldi; yani bir hafta içinde 6 kişi daha yaşamını yitirdi.

9 Eylül itibarıyla 68 hasta hastanede tedavi görürken bunların 32’si yoğun bakım ünitelerinde bulunuyor. 202 hasta taburcu edilirken, 23 vakanın hastaneye yatışı gerekmedi.

30 kişi yaşamını yitirdi

2026 sezonunda Batı Nil virüsü enfeksiyonu bulunan 30 kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı.

EODY’ye göre ölenlerin tamamı 65 yaşın üzerindeydi. Hayatını kaybedenlerin yaşları 66 ile 92 arasında değişirken, medyan yaş 84 olarak açıklandı. Virüs tanısı bulunan bir başka hastanın ölümü ise farklı bir nedene bağlandığı için bu sayıya dahil edilmedi.

2018 rekoru geride kaldı

2026’daki artış, geçmiş yıllarla karşılaştırıldığında daha da dikkat çekiyor.

EODY kayıtlarına göre Yunanistan’da 2025’in tamamında 96 vaka ve 9 ölüm, 2024’te 220 vaka, 2023’te ise 162 vaka bildirilmişti.

EODY’nin kendi raporunda da belirtildiği üzere, ülkede ölçüme başlanan yıllar içerisinde bugüne kadarki en yüksek yıllık vaka sayısı 2018’de 317 vaka ile kaydedilmişti. 2026’da ise daha sezon bitmeden, 9 Eylül itibarıyla sayı 324’e ulaşarak bu rekor geride kaldı. EODY, tanı ve bildirimin belirtilerin başlamasından birkaç gün sonra yapıldığını, bu nedenle önümüzdeki günlerde özellikle son haftalara yeni vakaların ekleneceğini hatırlatıyor.

Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi ile Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin son değerlendirmesinde de Yunanistan’ın yılın bu dönemi için rekor düzeyde vaka bildirdiği belirtildi. Avrupa genelindeki yoğun dolaşıma rağmen, enfeksiyonun insanlarda daha ağır hastalık oluşturmaya başladığına ilişkin bir işaret bulunmadığı kaydedildi.

Yedi bölgede, 73 belediyede vaka

Virüsün coğrafi yayılımı da geniş. EODY’ye göre 2026’da insan vakaları 73 belediyede ve 22 bölgesel birimde tespit edildi. Vaka görülen idari bölgeler Attika, Tesalya, Orta Makedonya, Doğu Makedonya ve Trakya, Mora (Peloponez), Orta Yunanistan ve Girit.

Vaka görülen belediyelerin 40’ı Attika’da, 33’ü ise ülkenin geri kalanında bulunuyor. Attika dışında en fazla vakanın görüldüğü yer, Tesalya’daki Larisa oldu.

Türkiye sınırına yakın bölgeler de listede yer alıyor. Doğu Makedonya ve Trakya’da Meriç (Evros) bölgesinden Dedeağaç ve Soflu ile Rodop bölgesinden Gümülcine’de vaka kaydedildi.

Virüsün dolaşımı insan vakalarıyla sınırlı değil. Yunanistan Tarım Bakanlığı’nın atlarda yürüttüğü izleme kapsamında bu sezon 10 farklı odakta 15 at enfeksiyonu tespit edildi. Bunlar arasında insan vakası bulunmayan Drama ve Preveze gibi bölgeler de var. EODY, önümüzdeki dönemde hem mevcut hem de yeni bölgelerde ek vakalar beklendiğini açıkladı.

Attika’da yoğun dolaşım

Sağlık yetkililerinin özellikle dikkat çektiği bölgelerin başında Atina’yı da kapsayan Attika geliyor.

EODY, 30 Temmuz’da yaptığı açıklamada Attika’da virüsün yoğun dolaştığını duyurmuş, 21 Ağustos’taki yeni açıklamasında ise dolaşımı “çok yoğun” olarak nitelendirmişti. Kurum, bölgedeki vaka sayısının geçmiş yıllara göre belirgin biçimde yüksek olduğunu vurguluyor.

Nüfusa oranla en yüksek vaka yoğunluğu, Atina’nın doğusundaki Markopoulo ile Atina Uluslararası Havalimanı’nın da bulunduğu Spata-Artemida belediyelerinde görülüyor. 9 Eylül tarihli güncel listede Atina Belediyesi’nin yanı sıra Atina’nın kuzey, doğu, güney ve batısındaki çok sayıda belediye “etkilenen” veya “yüksek riskli” bölgeler arasında bulunuyor.

Girit’te de vaka var

Türk turistlerin de sıklıkla tercih ettiği Girit, bu yıl vaka görülen bölgeler arasında.

EODY’nin 9 Eylül raporuna göre Girit’te toplam 4 vaka kaydedildi: Kandiye (Heraklion) belediyesinde 2, Kandiye’ye bağlı Arhanes-Asterusia’da 1 ve Resmo’da (Rethimno) 1 vaka. Dört vakanın tamamında merkezi sinir sistemi tutulumu görüldü.

Bunun yanı sıra adanın en yoğun turistik bölgelerinden Hersonissos, henüz insan vakası görülmemesine rağmen, çevredeki etkilenen belediyelere yakınlığı ve diğer risk faktörleri nedeniyle “yüksek riskli” bölgeler arasında yer alıyor.

Bodrum’dan gidilen Kos ve Rodos’ta durum ne?

Bodrum ve Muğla açısından en önemli soru ise yoğun Türk turist hareketliliğinin bulunduğu yakın Yunan adalarının durumu.

EODY’nin 9 Eylül 2026 tarihli güncel etkilenen/yüksek riskli bölgeler listesinde İstanköy (Kos), Rodos, Kelemez (Kalimnos), Leros, Sömbeki (Symi) ve Patmos yer almıyor. Onikiadalar’dan (Dodecanese) hiçbir bölgede bu sezon insan vakası kaydedilmedi.

Güney Ege Bölgesi’nden listede yalnızca Tinos bulunuyor. Tinos’ta 2026 sezonunda şu ana kadar insan vakası kaydedilmedi. Adanın “yüksek riskli” sınıflandırılmasının nedeni, kuluçka döneminde hem Tinos’ta hem de Atina’daki Palaio Faliro’da kalmış ve bulaşın hangisinde gerçekleştiği belirlenemeyen bir hasta. Yetkililer, ihtiyat gereği iki belediyeyi de yüksek riskli ilan etti.

Bu durum, Bodrum’dan karşı kıyıya seyahat edecekler açısından şu aşamada Kos veya Rodos’ta doğrulanmış bir salgın bulunduğu anlamına gelmiyor.

EODY ise gelecekte virüsün hangi bölgelerde dolaşacağının kesin biçimde öngörülemeyeceği uyarısını yapıyor ve sivrisineklerin aktif olduğu dönem boyunca ülke genelinde korunma önlemlerinin uygulanmasını istiyor.

Nasıl korunmalı?

Batı Nil virüsü insanlara esas olarak enfekte sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşıyor. EODY’ye göre enfekte kişilerin yaklaşık yüzde 80’inde hiçbir belirti görülmüyor, yaklaşık yüzde 20’sinde ateş, baş ağrısı, halsizlik, kas ve eklem ağrıları gibi hafif belirtiler ortaya çıkıyor. Enfekte kişilerin yüzde 1’inden azında ise merkezi sinir sistemini etkileyen ciddi hastalık gelişiyor.

EODY’nin önerileri arasında onaylı sivrisinek kovucuların kullanılması, uzun giysilerin tercih edilmesi, pencere ve kapılarda sineklik kullanılması ve çevrede sivrisineklerin çoğalabileceği durgun su birikintilerinin ortadan kaldırılması bulunuyor.

Özellikle ileri yaştaki kişiler, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar ve kronik hastalığı bulunanların sivrisinek ısırıklarından korunma konusunda daha dikkatli olması isteniyor.

Kaynaklar: Yunanistan Ulusal Halk Sağlığı Örgütü (EODY) 9 Eylül 2026 tarihli haftalık epidemiyolojik raporu, ECDC/EFSA

HM
Haber Merkezi
Halikarnas Haber

Bodrum ve Ege'nin güncel gündemini bağımsız ve tarafsız biçimde okuyucuya ulaştıran haber merkezi. Doğru, hızlı ve ilkeli habercilik anlayışıyla yayında.

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış.

Gündem Ekonomi Spor Sağlık Turizm Magazin Yaşam Yazarlar Video Galeri