25 Eylül 2026, Cuma --:--
USD 48,88 ▲0,05% EUR 55,74 ▲0,34% GBP 64,77 ▲0,26% BIST 12.888 ▼2,74% USD 48,88 ▲0,05% EUR 55,74 ▲0,34% GBP 64,77 ▲0,26% BIST 12.888 ▼2,74%
Künye
Cuma 25 Eylül 2026
Bodrum 27° · İstanbul 23°
Bodrum ve Ege'nin Güvenilir Dijital Haber Kaynağı
Yaşam

Canan Dağdeviren New York’ta “Mor Cepken” ile yürüdü

Canan Dağdeviren New York’ta “Mor Cepken” ile yürüdü

Türk bilim insanı Prof. Dr. Canan Dağdeviren, New York Moda Haftası kapsamında düzenlenen Rise Fashion Show’da kadınlara yönelik şiddete karşı mesaj vermek için podyuma çıktı.

14 Eylül gecesi New York Borsası’nın ikonik işlem salonunda gerçekleştirilen etkinlikte Dağdeviren, tasarımcı, küratör ve araştırmacı İkbal Gülin Şenyuva Aktuğ tarafından kendisi için hazırlanan çağdaş Mor Cepken’i — “The Purple Guard” taşıdı.

Rise’ın resmî 2026 programında etkinliğin teması “What did your dreams cost you? — Hayallerin sana neye mal oldu?” olarak açıklandı. Organizasyon, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet mağdurlarının karşılaştığı sosyal, ekonomik ve mesleki bedellere dikkat çekmeyi amaçlıyor. Rise’ın uzun süredir yürüttüğü “What Were You Wearing?” çalışması da cinsel şiddet mağdurlarının ne giydikleri üzerinden suçlanmasına karşı çıkıyor.

Mor ipekten tarihi dokumalara

Dağdeviren’in podyumda taşıdığı Mor Cepken, farklı dönemlerden gelen tekstil ve el işçiliği unsurlarını çağdaş bir tasarımda buluşturdu.

Dağdeviren’in paylaştığı bilgi ve tasarıma ilişkin malzeme kartlarına göre eserde Hatay’dan mor ham ipek, Denizli’den el dokuması pembe ipek peştemal, gümüş klaptan işlemeli tarihi ipek dokumalar, antika altın ve gümüş iplikler, ipek şifon, iğne ve firkete oyaları, suzani işlemeler ve yürüyüş sırasında hareket ederek ses çıkaran antika madalyonlar kullanıldı.

Eser, İkbal Gülin Şenyuva Aktuğ’un tasarımının yanı sıra Fatma Deniz, Ayşegül Orhan, Emel Duman, Azime Yüksel ve Güler Boran’ın emeğiyle hazırlandı.

Dağdeviren, geceye ilişkin mesajının merkezine kadınların hafızasını, emeğini ve şiddet karşısındaki dayanışmasını yerleştirdi.

“Kadının sessiz sözüne dönüşür”

Dağdeviren, Mor Cepken’e yüklediği anlamı şu sözlerle özetledi:

“Mor Cepken, gerektiğinde kadının sessiz sözüne dönüşür.”

MIT Media Lab’de kadrolu doçent olan Dağdeviren, aynı zamanda Conformable Decoders araştırma grubunu yönetiyor ve MIT Media Lab’in kadın sağlığı programında akademik lider olarak görev yapıyor.

Mor Cepken’in hikâyesi

Dağdeviren ve tasarım ekibinin aktardığı anlatıya göre Mor Cepken, Yörük ve Türkmen kadınlarının çeyiz sandığına anneleri tarafından konulan özel bir giysiydi. Dilek, o cepkene hiçbir zaman ihtiyaç duyulmamasıydı.

Anlatıya göre bir kadın evliliğinde şiddete, ağır bir haksızlığa ya da dayanamayacağı bir baskıya maruz kaldığında Mor Cepken’i giyerek köy meydanına çıkardı. Konuşmasına gerek yoktu; üzerindeki cepken, yaşadığı sıkıntının ve yardım ihtiyacının sessiz bir işareti olarak kabul edilirdi. Böylece kadın, yaşadıklarını söz söylemeden görünür hale getirirdi.

Canan Dağdeviren’in New York’ta taşıdığı çağdaş Mor Cepken de bu anlatıdan hareketle tasarlandı. “The Purple Guard” adı verilen eser, geçmişten gelen kumaş ve el işçiliği unsurlarını bir araya getirirken, kadınların hafızasını, emeğini ve şiddet karşısındaki dayanışmasını günümüz diliyle yeniden yorumluyor.

Dağdeviren’in sözleriyle bu anlam tek cümlede özetleniyor:

“Mor Cepken, gerektiğinde kadının sessiz sözüne dönüşür.”

Canan Dağdeviren’in mesajı 

Dün gece New York Moda Haftası’nın podyumunda yürürken, omuzlarımda yalnızca bir kıyafeti değil; kadınların yüzyıllara uzanan hafızasını, emeğini, direnişini ve cesaretini taşıdım.

New York Borsası’nın ikonik işlem salonunda gerçekleşecek Rise’ın “What Were You Wearing? — Ne Giyiyordun?” defilesinde yer almaktan büyük onur duyuyorum. Astronot, Rise’ın kurucusu ve Nobel Barış Ödülü adayı Amanda Nguyen’in öncülüğündeki bu etkinlik, cinsel şiddet mağdurlarını ve onların destekçilerini bir araya getirerek mağduru suçlayan anlayışa karşı çıkıyor ve çok temel bir gerçeği vurguluyor: Bir insanın üzerindeki kıyafet asla rıza anlamına gelmez.

Bu tarihi gece için tasarımcı, küratör ve araştırmacı, MüzeShop’ın kurucusu İkbal Gülin Şenyuva Aktuğ, benim için çağdaş bir Mor Cepken—“The Purple Guard”—tasarladı.

Yörük ve Türkmen geleneğinde anneler, kızlarının çeyiz sandığına, hiç ihtiyaç duymamaları dileğiyle mor bir cepken koyardı. Bir kadın evliliğinde şiddete veya ağır bir haksızlığa uğrarsa, mor cepkenini giyerek köy meydanına çıkardı. Tek kelime söylemeden yaşadıklarını görünür kılar; toplum da onun korunmaya ihtiyacı olduğunu anlardı.

Bu çağdaş Mor Cepken, yaklaşık üç yüzyıla yayılan kumaşları ve kadın hikâyelerini bir araya getiriyor: Hatay’dan mor ham ipek; Denizli’den el dokuması pembe ipek peştemal; gümüş klaptan işlemeli 19. yüzyıl başlarına ait Hereke ipeği; antika altın ve gümüş iplikler; ipek şifon; geleneksel iğne ve firkete oyaları; suzani işlemeler ve ben yürürken hareket ederek ses çıkaran antika madalyonlar…

Bu eser; İkbal Gülin Şenyuva Aktuğ, Fatma Deniz, Ayşegül Orhan, Emel Duman, Azime Yüksel ve Güler Boran’ın ellerinde hayat buldu. Bu gece onların emeği, hafızası ve sesi de benimle birlikte sınırları aştı.

Suçlanmak yerine inanılmayı hak eden her kadın ve hiçbir kadının mor cepkenine ihtiyaç duymayacağı bir gelecek için yürüyorum.

“Mor Cepken, gerektiğinde kadının sessiz sözüne dönüşür.”

HM
Haber Merkezi
Halikarnas Haber

Bodrum ve Ege'nin güncel gündemini bağımsız ve tarafsız biçimde okuyucuya ulaştıran haber merkezi. Doğru, hızlı ve ilkeli habercilik anlayışıyla yayında.

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış.

Gündem Ekonomi Spor Sağlık Turizm Magazin Yaşam Yazarlar Video Galeri