Abramoviç Milas'ta 100 dönüm arazi mi aldı? Altaylı'dan dikkat çeken iddia
Rus iş insanı ve İngiliz futbol kulübü Chelsea'nin eski sahibi Roman Abramoviç'in, Muğla'nın Milas ilçesinde yaklaşık 100 dönümlük bir arazi satın aldığı ileri sürüldü.
Gazeteci Fatih Altaylı, 13 Ekim 2026 tarihli köşe yazısında, Abramoviç'in Kaplankaya projesine komşu geniş bir arazi edindiğini ve burada otel yerine üç konut inşa etmeyi planladığını yazdı.
İddia, Bodrum ve Milas kıyılarındaki yüksek değerli gayrimenkul yatırımlarını yeniden gündeme taşırken, söz konusu satışın ayrıntıları ve arazinin imar durumu henüz açıklığa kavuşmuş değil.
Kaplankaya'nın hemen yanında 100 dönümlük arazi iddiası
Altaylı, “Hacıosmanoğlu niye nisana kadar kalmak istiyor?” başlıklı yazısının “Abramoviç Milas'a mı yerleşiyor?”bölümünde Rus milyarderin Türkiye'deki yeni yatırımına ilişkin bilgiler paylaştı.
Daha önce Abramoviç'in Bodrum çevresinde otel yatırımı amacıyla arazi aradığı yönünde haberler çıktığını hatırlatan Altaylı, iş insanının Kaplankaya'da istediği büyüklükte bir taşınmaz bulamayınca projenin hemen yanındaki araziyi satın aldığını öne sürdü.
Yazıya göre söz konusu taşınmazın büyüklüğünün yaklaşık 100 bin metrekare, yani 100 dönüm olduğu belirtiliyor.
Altaylı, arazinin iki plajı bulunduğunu da iddia ediyor. Ancak taşınmazın açık adresi, ada-parsel numarası, satış tarihi ve bedeli yazıda yer almıyor.

Otel değil, üç konut yapılacağı öne sürülüyor
İddianın dikkat çeken bir diğer bölümü, arazinin nasıl değerlendirileceğine ilişkin.
Altaylı, yaklaşık 100 dönümlük alana büyük bir otel yerine yalnızca üç konut yapılmasının planlandığını yazdı. Buna göre her bir konut için yaklaşık 30 dönümlük bir alan öngörülüyor.
Yazar, yapı yoğunluğunun sınırlı tutulmasını çevre açısından olumlu değerlendirdi.
Ancak bir arazide yalnızca üç konut yapılacak olması, yatırımın çevresel etkilerinin bulunmayacağını tek başına göstermiyor. Yapıların büyüklükleri, erişim yolları, altyapı ihtiyacı, arazi düzenlemeleri ve kıyıyla ilişkisi de değerlendirilmesi gereken unsurlar arasında.
Üç konutluk bir proje için ruhsat başvurusu yapılıp yapılmadığına veya herhangi bir yapılaşma izni verilip verilmediğine ilişkin doğrulanmış bir belgeye de henüz ulaşılamadı.
“İki özel plaj” ifadesi ne anlama geliyor?
Altaylı'nın yazısındaki en önemli ayrıntılardan biri, söz konusu arazinin iki plajı bulunduğu iddiası.
Ancak Türkiye'de kıyıların hukuki statüsü açık.
Anayasa'nın 43. maddesine göre kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunuyor. 3621 sayılı Kıyı Kanunu da kıyıların herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olduğunu hükme bağlıyor.
Dolayısıyla denize kıyısı bulunan özel bir taşınmazın satın alınması, kıyının veya plajın da özel mülkiyete geçtiği anlamına gelmiyor.
Bu nedenle iddia edilen arazinin iki plaja sahip olmasıyla, bu plajların özel mülkiyette bulunması birbirinden ayrı konular.
Arazinin hangi parselleri kapsadığı ve onaylı kıyı kenar çizgisine göre konumu bilinmeden, söz konusu plajların hukuki statüsü hakkında daha ileri bir değerlendirme yapılamıyor.
Kaplankaya'da yeni imar planları askıda
Abramoviç'e ilişkin iddia gündemdeyken, Milas Belediyesinin Kaplankaya bölgesine yönelik güncel bir imar planı duyurusu da bulunuyor.
Belediyenin 17 Eylül 2026 tarihli ilanına göre, Bozbük Mahallesi'ndeki 169 ada 2 ve 8 parseller ile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanları kapsayan Kaplankaya Yat Limanı amaçlı ilave ve revizyon imar planları onaylandı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylandığı bildirilen planların, 17 Eylül–17 Ekim 2026 tarihleri arasında askıda kalacağı açıklandı.
Milas Belediyesinin 11 Eylül tarihli başka bir duyurusunda ise aynı bölgedeki Kaplankaya Yat Limanı Revizyonu (Otel Dahil) projesi için 29 Temmuz 2022 tarihinde verilmiş ÇED Olumlu kararına yer veriliyor.
Burada önemli bir ayrım bulunuyor: Bu planlar ve ÇED duyurusu, Kaplankaya Yat Limanı projesine ilişkin. Abramoviç'in satın aldığı ileri sürülen araziyle bağlantılı olduklarını gösteren bir bilgi veya belge bulunmuyor.
Bu nedenle yat limanına ait parselleri, iddia edilen 100 dönümlük taşınmaz olarak değerlendirmek mümkün değil.
Satışın ayrıntıları henüz doğrulanmadı
Altaylı'nın açıklamalarının ardından arazi alımı farklı yayın organlarında da gündeme geldi. Ancak bu haberlerin büyük bölümü aynı köşe yazısına dayanıyor.
Şu aşamada kamuoyuna açıklanmış bir tapu belgesi, taşınmazın ada-parsel numarası veya alıcı adına yapılan resmî bir doğrulama bulunmuyor.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün halka açık parsel sorgulama sistemi, taşınmazların konum ve yüzölçümü gibi bilgilerini gösterse de malik adına göre kamuya açık sorgulama yapılmasına imkân tanımıyor.
Dolayısıyla Roman Abramoviç'in Milas'ta arazi satın aldığı iddiası, henüz bağımsız olarak doğrulanmış bir satış bilgisi niteliği taşımıyor.
Gözler arazinin konumunda ve yapılaşma izinlerinde
İddia edilen yatırımın ayrıntılarının açıklığa kavuşması için öncelikle taşınmazın tam konumunun ve tapu bilgilerinin belirlenmesi gerekiyor.
Ardından arazinin yürürlükteki imar planındaki kullanım kararı, üç konut için herhangi bir başvuru bulunup bulunmadığı ve kıyıya erişim koşulları değerlendirilebilecek.
Özellikle iki plaj bulunduğu yönündeki iddia, kıyıların kamusal kullanımının nasıl korunacağı sorusunu da beraberinde getiriyor.
Halikarnas Haber olarak, arazinin hangi parsellerden oluştuğu, satışın gerçekleşip gerçekleşmediği ve planlanan yapılaşmanın hangi izinlere dayanacağı konularında ortaya çıkacak yeni belgeleri takip edeceğiz.






Yorumlar (0)
Bu haber için henüz yorum yapılmamış.