21 Ekim 2026, Çarşamba --:--
USD 49,58 ▲0,05% EUR 55,67 ▲0,41% GBP 66,19 ▲0,36% BIST 11.430 ▼2,49% USD 49,58 ▲0,05% EUR 55,67 ▲0,41% GBP 66,19 ▲0,36% BIST 11.430 ▼2,49%
Künye
Çarşamba 21 Ekim 2026
Bodrum 19° · İstanbul 16°
Bodrum ve Ege'nin Güvenilir Dijital Haber Kaynağı
Politika

Komşu’da gündem Bayraktar’ın uçuş rotası

Komşu’da gündem Bayraktar’ın uçuş rotası

Türk Hava Kuvvetleri’ne ait Bayraktar TB2’nin 3 Eylül gecesi Ege üzerinde gerçekleştirdiği uçuş, Yunan basınında geniş yankı buldu. Flightradar24 kayıtlarındaki sıra dışı rota sosyal medyada farklı benzetmelere konu olurken, Yunan gazeteleri asıl olarak Türkiye’nin gece keşif, gözetleme ve istihbarat toplama kapasitesine dikkat çekti. Yunan savunma çevrelerinde ise Türk İHA’larına karşı F-16 kaldırmanın maliyeti ve iki ülkenin insansız sistemlerdeki kapasite farkı yeniden tartışılıyor.

Ege’de görev yapan bir Türk Bayraktar TB2’nin gece uçuşu, Yunanistan’da yeniden Türk insansız hava araçlarını gündemin merkezine taşıdı.

Flightradar24’te TC-S28 tesciliyle görünen hava aracı, sistemde “Bayraktar TB-2 / Turkey - Air Force” olarak kayıtlı. Uçuş geçmişinde İHA’nın 3 Eylül’de saat 17.24 UTC’de İzmir’den havalandığı görülüyor.

Yunan savunma sitesi NemesisHD’ye göre TB2 daha sonra doğu Ege’ye yöneldi ve gece saatlerinde Türk kıyıları ile Yunan adaları arasındaki deniz sahasında bir dizi manevra gerçekleştirdi.

Rotası Yunan basınının dikkatini çekti

NemesisHD, uçuşun dikkat çeken bölümünün saat 20.00 UTC civarında başladığını, manevraların gece yarısına kadar sürdüğünü yazdı.

Flightradar24 izi, ikiye yakın dairesel rota ile daha büyük ve uzun bir kapalı turun birleştiğini gösteriyor.

Yunan sitesi bunu doğrudan anatomik bir isimle tarif etmek yerine “alışılmadık”, “muzip çağrışımlı” bir “sky drawing”olarak yorumladı. Ancak sitenin asıl vurgusu şekilden çok, Bayraktar TB2’nin Ege’deki görevine yönelikti.

NemesisHD, Türk İHA’larının bölgede gözetleme, keşif ve istihbarat toplama görevlerini sistematik şekilde gerçekleştirdiğini belirterek, TB2’nin Ege üzerindeki varlığının başlı başına operasyonel bir faaliyet olduğunu yazdı.

Ta Nea: Mesele rotadan daha büyük

Yunanistan’ın önde gelen gazetelerinden Ta Nea ise olayı daha geniş bir çerçeveye taşıdı.

Gazete, 3 Eylül gecesindeki TB2 uçuşunu Türkiye’nin gece keşif, gözetleme ve istihbarat toplama faaliyetlerinin son örneği olarak değerlendirdi.

Ta Nea’nın analizine göre modern Türk İHA’larında bulunan elektro-optik ve termal sensörler; gece şartlarında deniz unsurlarının takibi, kuvvet hareketlerinin izlenmesi ve sahadaki gelişmelerin gözlemlenmesi amacıyla kullanılabiliyor. Gazete ayrıca gece uçuşlarının radarların ve hava savunma unsurlarının reaksiyon sürelerinin ölçülmesinde de kullanılabileceğini ileri sürüyor. Bunlar Yunan gazetesinin askeri değerlendirmeleri; söz konusu TC-S28 uçuşunun görev emrine ilişkin Türkiye tarafından açıklanmış bir içerik bulunmuyor.

Ta Nea, Türk İHA’larının 2021-2023 döneminde Ege’de gece-gündüz daha yoğun faaliyet gösterdiğini, Atina Bildirgesi sonrasında gece uçuşlarının azaldığını ancak tamamen sona ermediğini de yazdı.

Sosyal medyada rota başka türlü okundu

Uçuşun askeri boyutu Yunan basınında tartışılırken, Flightradar24 görüntüsü sosyal medyada daha farklı bir şekilde yayıldı.

Bazı hesaplar ve kullanıcılar, TB2’nin dijital haritada bıraktığı izi erkek cinsel organına benzetti.

 

Senin önüne düşen İngilizce görselde ise şu başlık kullanılmış:

“Turkish Military Drone Appears to Draw a Giant Phallus in Greek Airspace”

Türkçesi:

“Türk askeri İHA’sı Yunan hava sahasında dev bir erkek cinsel organı çizmiş gibi görünüyor.”

İkincisi, Flightradar24 izi bize uçuş rotasını gösteriyor ancak rotanın söz konusu şekli oluşturmak amacıyla bilinçli biçimde planlandığını gösteren herhangi bir veri bulunmuyor. Bu nedenle Halikarnas Haber bu benzetmeyi yalnızca sosyal medyadaki yansıması olarak aktarıyor.

Türk İHA’larına karşı F-16 tartışması büyüyor

Yunan basınında asıl tartışmanın yalnızca bu uçuşla başlamadığı görülüyor.

Halikarnas Haber, 28 Ağustos’ta bir Türk İHA’sının Dedeağaç yakınındaki uçuşu üzerine Yunan Hava Kuvvetleri’nin iki F-16 kaldırdığını haberleştirmişti. O olayda Yunan kaynakları F-16’ların Türk İHA’sını teşhis ve önleme amacıyla havalandığını bildirmişti. Halikarnas Haber, Yunan kaynaklarının kullandığı “Atina FIR’ı” ile “egemen hava sahası” kavramlarının birbirinden ayrılması gerektiğine de dikkat çekmişti.

Bu olaydan kısa süre önce Kathimerini’de yayımlanan bir analiz ise meselenin ekonomik boyutunu gündeme getirdi.

Gazeteye göre bir Yunan F-16’sının teşhis ve önleme amacıyla havada kalmasının maliyeti saatte yaklaşık 20 bin euro seviyesinde. Bir Bayraktar TB2’nin saatlik işletme maliyetinin ise bunun onda birine kadar düşebildiği belirtiliyor.

Aynı haberde Yunan makamlarının verilerine dayanılarak, 2025’in tamamında 225 olarak kaydedilen Türkiye kaynaklı hava sahası ihlali iddialarının 2026 yazı bitmeden 433’e ulaştığı aktarılıyor. Kathimerini’ye göre bu dönemdeki önemli değişiklik, savaş uçaklarından çok Bayraktar, Aksungur ve ANKA-S gibi insansız sistemlerin öne çıkması. Bu rakamlar ve “ihlal” tanımlaması Yunan tarafının kayıt ve değerlendirmelerine dayanıyor.

Yunan savunma basınında “Türkiye ileride” tartışması

Yunanistan’da tartışılan diğer konu ise iki ülkenin insansız hava aracı kapasitesi arasındaki fark.

Yunan savunma sitesi Militaire, Ukraynalı Defence Express’in analizini aktarırken, Türkiye’nin insansız hava araçlarında çok daha ileri bir aşamaya geçtiğini yazdı.

Analizde, Türkiye’nin KIZILELMA insansız savaş uçağını aktif olarak test edip seri üretime hazırlanmasına karşılık Yunanistan’ın henüz ilk keşif ve taarruz sınıfı İHA’sını teslim almadığı belirtiliyor.

Defence Express’in değerlendirmesinde “Türkiye bu alanda çok daha ileri gitti” sonucuna varılıyor; Militaire de bu analizi Yunan kamuoyuna taşıyor.

Atina ise bu açığı kapatmak için İHA ve anti-İHA yatırımlarını hızlandırıyor. Ta Nea da Türk İHA’larına her seferinde savaş uçağı kaldırmak yerine çok katmanlı hava savunma ve elektronik karıştırma sistemlerine dayanan yeni bir yaklaşım üzerinde durulduğunu yazıyor.

Türk İHA'ları artık küresel bir ihracat unsuru

Bu tartışmanın arka planında Türkiye’nin son yıllardaki savunma sanayii büyümesi bulunuyor.

Reuters, haziran ayında Türkiye’nin savunma ihracatının 2021’den bu yana yaklaşık üç katına çıkarak 10 milyar dolar seviyesine ulaştığını ve Türkiye’nin özellikle insansız hava araçları başta olmak üzere askeri sistemlerini yaklaşık 40 ülkeye sattığını bildirdi.

Baykar’ın açıkladığı verilere göre ise şirket 2025 yılında 2,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi; gelirinin yüzde 88’i dış satışlardan geldi. Şirket, TB2 için 36 ülkeyle ihracat sözleşmesi imzaladığını bildiriyor.

Dolayısıyla 3 Eylül gecesindeki sıra dışı Flightradar24 görüntüsü sosyal medyada mizahi bir gündeme dönüşmüş olsa da, Yunan basınının asıl tartışması başka yerde: Türk İHA’larının Ege’deki keşif-gözetleme faaliyetleri, bunlara karşı verilen pahalı reaksiyon ve Türkiye’nin insansız sistemlerde ulaştığı kapasite.

HM
Haber Merkezi
Halikarnas Haber

Bodrum ve Ege'nin güncel gündemini bağımsız ve tarafsız biçimde okuyucuya ulaştıran haber merkezi. Doğru, hızlı ve ilkeli habercilik anlayışıyla yayında.

Yorumlar (0)

Bu haber için henüz yorum yapılmamış.

Gündem Ekonomi Spor Sağlık Turizm Magazin Yaşam Yazarlar Video Galeri