Bodrum’da turistler deniz börülcesini kıyıdan topladı, sofrada yedi
Bodrum’da düzenlenen gastronomi etkinliğinde yerli ve yabancı turistler deniz börülcesini kıyıda kendileri topladı, ürünün mutfaktaki hazırlanış sürecini izledi ve günün sonunda aynı börülceyi özel menüde tattı. Kıyıdan sofraya uzanan etkinlik, Bodrum’da deniz-kum-güneş turizminin yanında gastronomi ve doğa odaklı deneyimlerin de öne çıktığını gösterdi.
İHA’nın aktardığına göre Bodrum’da yaz sezonunun son dönemine girilirken, turistleri doğrudan üretim ve hazırlık sürecine dahil eden farklı bir gastronomi etkinliği düzenlendi.
Salicorne’nin ilk sezonunun finalinde gerçekleştirilen “La Récolte de Salicorne” etkinliğinde deneyim restoran masasından değil, deniz börülcesinin doğal olarak yetiştiği kıyıdan başladı.
Sabah saatlerinde kıyıda bir araya gelen yerli ve yabancı turistlere deniz börülcesinin doğal yaşam alanı, kıyı ekosistemindeki yeri ve doğru hasat yöntemleri anlatıldı.
Katılımcılar daha sonra deniz börülcelerini kendi elleriyle topladı.

Sabah topladılar, akşam sofrada tattılar
Kıyıda yapılan hasadın ardından toplanan deniz börülceleri mutfağa taşındı.
Şef Theodor Falser ve ekibinin hazırladığı çalışmada turistler, topladıkları ürünlerin işlenerek yemeğe dönüşme sürecini de takip etti.
Böylece katılımcılar sabah doğadan kendilerinin topladığı deniz börülcesiyle akşam sofrada yeniden karşılaştı.
Etkinlikte deniz börülcesinin kurutulup öğütülerek deniz tuzuyla bir araya getirilmesi gibi farklı kullanım yöntemleri de gösterildi. Falser’in Ege ve Akdeniz mutfağından esinlenerek hazırladığı menüde deniz börülcesi mevsimsel ürünlerle birlikte sunuldu.

Yemeğin hikâyesi kıyıda başladı
Etkinliğin dikkat çeken yönlerinden biri turistlerin yalnızca hazırlanan yemeği tüketmek yerine ürünün doğadan sofraya uzanan sürecinin bir parçası olması oldu.
Katılımcılar deniz börülcesini doğal ortamında tanıdı, hasadını yaptı, mutfağa taşınmasını ve hazırlanmasını izledi, ardından hazırlanan yemeği tattı.
Bu deneyimle gastronomi, klasik restoran anlayışının dışına çıkarılarak Bodrum’un kıyı doğası ve yöresel ürünleriyle bir araya getirildi.

Bostandan sofraya uzanan ikinci deneyim
Etkinliğin ardından gastronomi programı “The Salicorne Table” adıyla The Norm Collection Doora’ya taşındı.
Tesis Genel Müdürü Hakan Şamhal, burada oluşturulan bostanda kullanılan ürünlerin ata tohumlarından ve ilaç kullanılmadan yetiştirildiğini söyledi.
Şamhal, çalışmanın özellikle çocukların ürünleri doğal ortamlarında tanımalarına da katkı sağlamasını amaçladıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bostanı bu sene başlattık. Biraz şefler ve şef masası olsun ama herkesin doğal bir ortamın içerisinde olduğunu hissetmesini istiyoruz. Çocuklar da ürünlerin ne olduğunu bilsinler diye bu çalışmayı onlarla birlikte yaptık. Tüm ürünlerimiz buranın ata tohumlarından ve ilaçsız olarak yetiştirildi.”
Misafirlerin mevsimine göre bostandan biber, domates, patlıcan ve kabak topladıklarını anlatan Şamhal, etkinlik kapsamında Bodrum’da “çatar” olarak bilinen yemeğin de hazırlandığını söyledi.
Şamhal, katılımcıların yemeği odun ateşinde pişirerek semaver çayı eşliğinde tükettiğini, benzer programların gelecek yıl da sürdürülmesinin planlandığını belirtti.

Bodrum’da “Sarı Yaz” döneminde gastronomi de öne çıkıyor
Bodrum’da eylül ve ekim aylarına yayılan ve “Sarı Yaz” olarak adlandırılan dönemde gastronomi, müzik ve doğa odaklı etkinliklerin sürdürülmesi planlanıyor.
Ekim ayında düzenlenmesi planlanan “Sarı Yaz” festivaliyle benzer deneyimlerin daha geniş bir programa taşınması hedeflenirken, deniz börülcesinin kıyıdan sofraya uzanan yolculuğu da Bodrum’daki gastronomi turizminin farklı örneklerinden biri oldu.
Turistlerin yalnızca hazır bir yemeği tüketmek yerine ürünün yetiştiği ortamı görmesi, ürünü kendisinin toplaması ve hazırlanışına katılması; Bodrum’da turizm deneyiminin deniz, kum ve güneşin ötesine taşınabileceğine yönelik örneklerden biri olarak öne çıktı.
Kaynak: İHA




Yorumlar (0)
Bu haber için henüz yorum yapılmamış.