Erdoğan’ın Ege uyarısı Yunan basınında: Atina’dan Türkiye’ye AB mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yunanistan’a gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçme çağrısı ve “gereğini yaparız” mesajı Yunan basınında geniş yankı buldu. Atina’da yeni bir gerilim döneminin başlayabileceği tartışılırken, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini de Ege’deki gelişmelerle ilişkilendirdi. Erdoğan’ın açıklamasından birkaç gün önce MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın Atina’da yaptığı görüşme ise iki ülke arasındaki temas kanallarının açık tutulduğunu gösteriyor.
Türkiye ile Yunanistan arasında bir süredir “sakin sular” söylemiyle yürütülen ilişkiler, Ege’deki askeri yapılanma ve adaların statüsüne ilişkin tartışmaların yeniden öne çıkmasıyla yeni bir sınavdan geçiyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2 Eylül’de Kırgızistan dönüşü gazetecilere yaptığı açıklamalar, Yunanistan’da hem siyasi çevrelerin hem de basının gündemine oturdu.
Erdoğan’a, Yunanistan’ın gayriaskeri statüdeki Ege adalarını silahlandırmaya devam etmesi halinde Türkiye’nin nasıl hareket edeceği soruldu.
Cumhurbaşkanı, “Ne yapalım? Bize düşen nedir? Gereğini yapmak” yanıtını verdi.

Türkiye’nin Yunanistan ile iyi komşuluk temelinde ilişkilerini sürdürmek istediğini vurgulayan Erdoğan, Ankara’nın kimsenin toprağında gözü olmadığını ancak Türkiye’nin haklarının da çiğnenmesine izin verilmeyeceğini söyledi.
Erdoğan ayrıca Yunanistan’a, gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçme çağrısında bulunarak Türkiye’nin serinkanlı tutumunun zayıflık olarak değerlendirilmesinin “vahim bir hata” olacağını belirtti.
Türkiye, Ege’deki bazı adaların gayriaskeri statüsünün Lozan ve Paris antlaşmalarıyla belirlendiğini ve bu statünün korunması gerektiğini uzun süredir gündemde tutuyor. Yunanistan ise adalardaki askeri varlığını savunma ve güvenlik gerekçeleriyle açıklıyor.
Yunan basını “yeni gerilim” tartışmasını açtı
Erdoğan’ın açıklamaları Yunan basınında geniş yer buldu.

Kathimerini, Ankara’nın son açıklamalarını Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde yeni bir sertleşme işareti olarak değerlendirirken, Atina’da farklı gerilim senaryolarının da masaya yatırıldığını yazdı.
Gazete, Yunan hükümet çevrelerinde Erdoğan’ın bu aşamada doğrudan bir krizden ziyade Türkiye’nin Ege’deki tezlerini daha güçlü biçimde gündeme getirdiği yönünde değerlendirmeler bulunduğunu aktardı.
To Vima ve SKAI gibi yayınlar Erdoğan’ın sözlerini “tehdit” başlıklarıyla verirken, açıklamaların özellikle Yunanistan’ın son dönemde hızlandırdığı savunma yatırımlarıyla birlikte değerlendirilmesi dikkat çekti.
Proto Thema ise Ege’deki tabloyu; askeri drone sistemleri, deniz altı elektrik bağlantısı, savunma yatırımları ve karşılıklı siyasi açıklamaların aynı anda gündeme geldiği yeni bir “crash test” olarak yorumladı.
Yunan basınındaki ortak değerlendirme, Ankara ile Atina arasında son dönemde korunmaya çalışılan düşük tansiyonun önümüzdeki süreçte daha fazla zorlanabileceği yönünde.
Miçotakis’ten Türkiye’ye AB üzerinden mesaj
Erdoğan’ın açıklamalarının ardından Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis de Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ile yaptığı görüşmede Türkiye’yi gündeme taşıdı.

Miçotakis, Ege’de son dönemde yaşanan gelişmeleri “Türk provokasyonları” olarak nitelendirirken, açıklamasında yalnızca askeri ve diplomatik başlıklara değil, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerine de doğrudan gönderme yaptı.
Avrupa’nın ortak bir savunma kalkanı oluşturması gerektiğini söyleyen Miçotakis, Avrupa savunma programlarına üçüncü ülkelerin katılımında üye devletlerin güvenlik ve savunma çıkarlarının tehlikeye atılmaması gerektiğini savundu.
Ardından Türkiye’ye yönelik şu mesajı verdi:
“Güçlendirmek istediğimiz Türkiye’nin Avrupa yolu, Yunanistan ile iyi komşuluk ilişkilerinin kurulmasıyla birlikte ilerlemelidir.”
Miçotakis ayrıca, Avrupa Birliği ile ilişkilerini geliştirmek isteyen bir ülkenin Yunanistan’ın egemenliğini sorgulamasının ve “aktif savaş tehdidinde” bulunmasının kabul edilemeyeceğini söyledi.
Bu sözler, Atina’nın Türkiye’nin Avrupa Birliği ile yakınlaşmasını ve Avrupa savunma programlarına katılımını Ege’deki anlaşmazlıklardan bağımsız değerlendirmeyeceği yönünde açık bir siyasi mesaj olarak öne çıktı.
Başka bir ifadeyle Yunanistan, Ege’deki görüş ayrılıklarını Ankara’nın Avrupa ile ilişkilerinde bir siyasi kaldıraç olarak kullanabileceğinin sinyalini verdi.
Miçotakis açıklamasını, “Ülkem kimseye tehdit oluşturmayan, barışçıl bir ülkedir. Ancak savunma kapasitesini nasıl güçlendireceğine dair kimseden talimat kabul etmeyecektir” sözleriyle tamamladı.
Erdoğan’ın açıklamasından önce Kalın Atina’daydı
Gerilimin yükseldiği dönemin dikkat çeken bir başka gelişmesi ise MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın Atina ziyareti oldu.

Kalın, 28 Ağustos’ta Atina’da Yunanistan Ulusal İstihbarat Teşkilatı EYP Başkanı Themistoklis Demiris ile görüştü.
Görüşmede Ege ve Batı Akdeniz’in yanı sıra NATO güvenliği, istihbarat işbirliği, terör, organize suç, düzensiz göç ve bölgesel gelişmeler ele alındı.
Ziyaretin zamanlaması özellikle dikkat çekiyor.
Kalın’ın Atina temasları, Erdoğan’ın 2 Eylül’deki açıklamalarından birkaç gün önce gerçekleşti. Bu nedenle görüşme Erdoğan’ın sözlerinin ardından yapılmış bir kriz diplomasisi değil; Ege’de tansiyon yükselirken Ankara ile Atina arasındaki güvenlik ve iletişim kanallarının açık tutulduğunu gösteren bir temas niteliğinde.
Yunan basını da Kalın’ın geçmişte Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin zor dönemlerinde iletişim kanallarının işletilmesinde rol oynadığına dikkat çekiyor.
Rodos ve “Aşil Kalkanı” da tartışmanın arka planında
Ege’deki son gerilim yalnızca karşılıklı açıklamalardan ibaret değil.
Yunanistan, kısa süre önce İsrail ile “Aşil Kalkanı” olarak adlandırılan çok katmanlı hava ve füze savunma sistemi için anlaşma imzaladı. Program kapsamında Yunanistan’ın hava savunma kapasitesinin önemli ölçüde güçlendirilmesi ve bazı sistemlerin Doğu Ege bölgesinde de konuşlandırılması planlanıyor.
Halikarnas Haber de bu gelişmeyi 31 Ağustos’ta Türkiye açısından taşıdığı önemle birlikte gündeme getirmişti.
Bunun hemen öncesinde ise Bodrum’un karşı kıyısındaki Rodos’ta kalıcı askeri drone üssü kurulmasına yönelik hazırlıklar Yunan basınına yansımıştı.
Rodos’taki askeri yapılanma, Doğu Ege’deki yeni savunma sistemleri ve adaların statüsüne ilişkin karşılıklı açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, iki ülke arasındaki temel anlaşmazlıkların yeniden daha görünür hale geldiği görülüyor.
“Sakin sular” dönemi yeni bir sınavda
Erdoğan’ın adaların silahlandırılmasına yönelik uyarısı, Miçotakis’in Türkiye’nin Avrupa yolunu Ege’deki gelişmelerle ilişkilendiren açıklaması ve Yunan basınında art arda yayımlanan “yeni gerilim” analizleri, Ankara-Atina hattında önümüzdeki dönemin kolay geçmeyeceğine işaret ediyor.
Buna Rodos’taki askeri drone yapılanması ve Yunanistan’ın yeni hava savunma yatırımları da eklenmiş durumda.
Ancak aynı dönemde İbrahim Kalın ile Yunan istihbaratının başkanı arasında doğrudan temas kurulması, iki tarafın gerilime rağmen iletişim kanallarını tamamen kapatmadığını da gösteriyor.
Ege’de bundan sonraki süreçte askeri hazırlıklarla diplomatik temasların aynı anda yürüdüğü, söylemin ise daha sertleştiği bir dönem yaşanması olasılığı giderek güçleniyor.






Yorumlar (0)
Bu haber için henüz yorum yapılmamış.